İçeriğe geç

Mahşer günü ne olacak ?

Mahşer Günü Ne Olacak? Ekonomik Perspektiften Kıyametin Hesabı

Kaynakların sınırlılığı, seçimlerin ise sonsuzluğu… Bir ekonomist için bu cümle, yalnızca piyasa analizinin değil, insanlığın kaderinin de özeti gibidir. Çünkü her karar, bir maliyettir; her tercih, bir fırsatın bedelidir. Bu bakış açısıyla mahşer gününe yaklaşmak, dini ya da metafizik bir olgudan çok, insanlığın kolektif ekonomi defterine bakmak gibidir.

Sonsuz arzular, kısıtlı kaynaklar ve adalet arayışı… Tıpkı bir piyasa kapanışı gibi, mahşer günü de bir “bilanço günü”dür — kazançlar ve kayıplar ortaya çıkar, borçlar ödenir, hak edilen değer belirlenir.

Mahşer Günü: Evrensel Bir Bilanço Anı

Ekonomi bilimi, üretim ve tüketim kadar denge üzerine kuruludur. Her şeyin bir karşılığı, her tercihin bir maliyeti vardır. Mahşer günü, bu denge fikrinin kozmik ölçekteki yansımasıdır.

Bir ekonomistin gözünden bakıldığında, mahşer günü; küresel refahın yeniden dağıtıldığı, her bireyin yaptığı yatırımların —ahlaki, manevi, toplumsal— getirilerinin hesaplandığı bir dönüm noktasıdır.

Dünya hayatı, bir piyasa gibidir: fırsatlar sunar, rekabet yaratır, belirsizliklerle doludur. Ancak her piyasa sonunda bir kapanış saati gelir. İşte mahşer günü, insanlık piyasasının son kapanışıdır.

Kazananlar, etik değerlere yatırım yapanlardır; kaybedenler, kısa vadeli kazanç uğruna uzun vadeli refahı göz ardı edenlerdir.

İnsanın Ekonomik Tercihleri ve Ahlaki Getiriler

Ekonomik davranış, yalnızca maddi çıkarlarla açıklanamaz. Davranışsal ekonomi bize gösterir ki, insanlar çoğu zaman rasyonel değil, duygusal yatırımcılar gibidir.

Mahşer perspektifinde bu durum, insanların kısa vadeli tatminler uğruna uzun vadeli ahlaki zararları göze almasıyla benzerlik taşır.

Bir bireyin mahşer günündeki durumu, adeta bir hayat bilançosu gibidir.

Her eylem bir yatırım, her iyilik bir tasarruf, her haksızlık bir borç kalemi olarak yazılır.

Bu bakımdan mahşer, bireysel sermayenin —yani karakterin— en adil şekilde değerlendirildiği andır.

Ekonomideki “görünmez el” kavramı burada yerini “görünür adalet”e bırakır.

Piyasa Dinamikleri: Mahşer Ekonomisinin Kuralları

Eğer mahşer günü bir ekonomi olsaydı, onun piyasası kesinlikle spekülasyona kapalı olurdu.

Ne manipülasyon, ne rüşvet, ne de bilgi asimetrisi… Çünkü orada herkes aynı bilgiye, aynı gerçeğe ulaşır.

Bu “mükemmel rekabet” ortamında, geçmişte yapılan her işlem açıkça görülür.

Mahşer ekonomisinin üç temel kuralı olurdu:

1. Tam Şeffaflık: Her bireyin geçmiş davranışları açık ve doğrulanabilir olurdu.

2. Gerçek Değer: Sahte kârlar, manipülatif davranışlar sıfırlanır; yalnızca gerçek katkı değer bulurdu.

3. Adil Dağılım: Refah, güç ya da statüye göre değil; emeğe, ahlaka ve dürüstlüğe göre yeniden pay edilirdi.

Bu yönüyle mahşer, kapitalizmin en adil alternatifi olarak düşünülebilir.

Çünkü orada hiçbir piyasa oyuncusu sistemin dışına kaçamaz, hiçbir “vergi cenneti” yoktur.

Toplumsal Refah ve Mahşerin Kolektif Hesabı

Toplumların da kendi mahşerleri vardır.

Ekonomik krizler, çevresel felaketler, sosyal çöküşler… Bunlar, insanlığın kolektif tercihlerinin sonucudur.

Bir ulus, adaletsiz gelir dağılımına, çevre tahribatına ya da borç ekonomisine yöneldiğinde; aslında kendi mahşerinin temellerini atar.

Toplumsal mahşer, küresel sistemin sürdürülemez hale geldiği noktada gerçekleşir.

Tıpkı bir piyasanın çökmesi gibi, kaynakların adaletsiz kullanımı da sonunda “hesap günü”nü getirir.

Ekonomist gözüyle bu, yalnızca ahlaki bir çöküş değil, aynı zamanda sistemik bir iflastır.

Sonuç: Sonsuz Hesabın Ekonomik Dersi

Mahşer günü, ekonomik bir metafor olarak düşünüldüğünde, insanlığın “nihai hesaplaşması”dır.

Her birey, kendi kaynaklarını —zaman, emek, bilgi, ahlak— nasıl kullandığının bedelini öder.

Bu yönüyle mahşer, modern ekonominin unuttuğu bir kavramı hatırlatır: etik sermaye.

Bir ekonomist şöyle sorar: “Kaynaklarımız sınırlı, ama sorumluluğumuz sınırsızsa ne yapmalıyız?”

Cevap basittir: Adil olmak, sürdürülebilir davranmak, vicdanla üretmek.

Mahşer günü ne olacak?

Ekonomik dille söylemek gerekirse: Her yatırım değerlendirilecek, her borç kapanacak, her sistem adil dengeye ulaşacak.

O gün, insanlığın en büyük finansal ve ahlaki muhasebesi yapılacak.

Ve belki de evrensel piyasanın nihai kuralı şu olacak: “Gerçek değer, sonsuza kadar kârda kalır.”

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
Sitemap
betcivdcasino mobil girişilbet casinoilbet yeni girişBetexper giriş adresi güncellendibetexper.xyzm elexbet